4-5 Yaş Odaklanma ve Dikkat Çalışmaları

Ekteki 21 farklı çalışma 4-5 yaş çocuklarımızın görsel dikkatini güçlendirerek odaklanma ve konsantrasyon sürelerini arttıracak. PDF belgesini  indirerek çıktısını alıp her gün bir ya da iki tane yaptırabilirsiniz.

  • Bulduğu her nesneyi hem üstte hem de karışık nesnelerin içinde ayrı bir renk ile boyamasını isteyin.
  • Nesneleri “sistematik tarama” tekniği ile soldan sağa parmağı ile resimlerin üzerinden tek tek geçerek aramasını isteyin. Çalışmalarda ustalaştıkça sadece gözüyle tarayarak da bulabilecek.

21 sayfalık belgeyi buradan indirebilirsiniz:

Green-animated-arrow-right nesneleri bul 4-5 yaş dikkat

 

Çalışmalar https://www.woojr.com/ sitesinden derlendi. Bu ve bunun gibi çalışmalar için ziyaret edebilirsiniz.

Daha fazla fikir için instagram @aktif_zihin sayfamızı takip edebilirsiniz.

 

Reklamlar

SINIFTA VE EVDE OYNANABİLECEK ÖZDENETİM OYUNLARI

Özdenetim Nedir?

En basit anlatımıyla özdenetim kişinin kendini kontrol etmesidir. Özdenetim kişiye akademik, sosyal ve iş hayatında oldukça önemli avantajlar sağlar. Özdenetimi yüksek kişilerin

  • daha iyi ilişkiler kurmaları,
  • daha az stresli olmaları,
  • fiziksel ve zihinsel olarak daha sağlıklı bireyler olmaları kolaylaşır.

Çocuklarda özdenetim geliştirmek hem önemli hem de sabır isteyen uzun zaman alan bir süreçtir.

Özdenetim konusunda sıkıntı yaşayan çocuklar;

  • Erteleyememe, zevki erteleyemez.
  • Çelinebilirlik, bir işle uğraşırken başka bir işe kolay geçebilir.
  • Kurallara uymama, kural tanımamazlık.
  • Aşırı cesaret, her şeyi yapabilme isteği.

CoolClips_vc093738Kişinin dürtülerini, haz ve isteklerini ertelemesi yetişkinler için bile kolay değilken küçük bir çocuğun bunu yapması özenli ve sabırlı bir eğitim ile mümkündür. Ne mutlu ki bu süreci kolaylaştıracak harika bir araç var: OYUN.

Oyun sadece küçük yaşlarda değil, her yaşta çocuğu eğitmenin en etkili yoludur. Çocuk oyun oynarken kendini tamamen açar ve bedenen, ruhen ve zihnen aktif hale gelir. Bu nedenle her türlü eğitimi verirken oyundan yararlanmak çok faydalı bir yöntemdir.

Özdenetim oyunlarında çocukların belli bir kurala sürekli olarak uymaları gerekir, bu da kendini durdurma konusunda çocuğa bolca deneyim kazandırır. Bolca deneyim olmadan özdenetim gibi üst seviye bir bilişsel süreç çocuklardan beklenemez.

outlined-apple-holding-a-stop-sign-clipart__k15640241Oyunlar;

Deve-cüce, Kırmızı Işık-Yeşil ışık, kulaktan kulağa gibi oyunlar hepimizin bildiği oyunlar ve hepsi tam da özdenetim geliştiriyor. Bunların dışında @aktif_zihin ve Öğretmen Tavsiyesi olarak özdenetim için 3 oyun yarattık:

  • ……. Saati

Çocuklarınızın ilgisini çekebilecek bir kelime seçin. Bu kelimeyi çocuklarla birlikte de seçebilirsiniz, uydurduğunuz komik bir kelime de olabilir. Ayrıca sadece kelimeleri kullanmak zorunda da değilsiniz;  kural bir ses, bir hareket de olabilir.

Kural şu: Çocuklar o satte her konuştuklarında sonunda bu kelimeyi söylemeliler. Örneğin seçtiğimiz kelime ‘bonbon’ olsun; “Kırmızı kalemi alabilir miyim, bonbon?”

“Resmini çok beğendim, bonbon.”

“Bana yardım eder misin, bonbon?”

“Tuvalete gidebilir miyim, bonbon?”

Çocukların bu kelimeyi söylemek için daha fazla konuşacakları kesin J Bu da daha fazla kurala uyma alıştırması demek. Aynı zamanda sınıf ortamında çocukların sıkı bir iç denetim yaptıklarını ve birbirlerini uyardıklarını da göreceksiniz.

Bu oyunu farklı kelime ve hareketlerle en az 10-15 farklı günde yapın. Daha sonra saati 2 saate çıkarın. Kurala uymaya çalışma süreleri artsın.

Hareket ve ses önerileri: bir kere zıplama, el çırpma, bir hayvan sesi çıkarma, kanat çırpar gibi yapma, vs

  • 5 Dakikada 1

Çocuklarımıza yaptıracağımız herhangi bir sınıf içi çalışması başında her 5 dakikada 1 elinizi çırpacağınızı ve sonra herkesin ayağa kalkıp oturması gerektiğini söyleyin.

Eğer el çırpmaz da ayaklarınızı yere vurursanız ayağa kalkmamaları gerektiğini ekleyin. Bu oyunda bir taşla iki kuş vuruyoruz; hem kurala uyma hem de durum ayırt etme çalışması var.

  • Heyecanı Ertele

Bu oyunu televizyonda görmüşsünüzdür, çocukların önüne bir pasta konulur, eğer 2 dk yemeden durabilirlerse bir parça daha alabilecekleri söylenir. Biz bunu yiyecek yerine heyecanlı bir deneyimle değiştirelim. Evde ya da sınıfta bir top, balon ya da kum havuzu oluşturun. Sanırım en kolayı balon havuzu. Bu havuzun çevresine çocukları toplayın. Süreyi başlattığınızda bu havuza en geç atlayan kişinin bir kere daha atlama hakkına sahip olacağını söyleyin. İsteyen istediği zaman atlayabilir, ama bekleyen bir hak daha kazanacak.

Oyunlara ek olarak yapılabilecek özdenetim etkinlikleri:

  • Öğretmen- Aile Dramatizasyonları

Hem çok eğlenceli hem de farkındalık oluşturan bu etkinliği hem sınıfınızda hem de evinizde yapabilirsiniz. Çocuklarınızın yanlış bir davranışını ve bu davranışının çevresinde yarattığı etkileri öğretmenler ve aile bireyleri olarak farklı isimler ve karakterlerle canlandırın. Bu canlandırmadan sonra çocuklarınızla durumu konuşun.

“Sence Anıl neden böyle davrandı?”

“Bunun yerine ne yapabilirdi?”

“Defne kendini nasıl hissetti?”

  • Sonuçları tahmin etme, problem oluşmadan önce durumları tartışma ve değerlendirme

Yine istenmeyen bir davranış üzerinden gidelim. Bir hikâye başlangıcı yaratalım;

“Fındık çok sevimli ve hareketli bir kediymiş ama bir o kadar da dikkatsizmiş. Koşmayı ve oynamayı çok severmiş ama koştuğu yere hiç dikkat etmezmiş. Bir gün bahçede koşarken kazılmış çukuru görmemiş ve düşmüş. Arkadaşı köpek Bobi hemen gelip onu kurtarmış. Fındık Bobi’ye teşekkür etmiş. Bundan böyle çok daha dikkatli olmaya karar vermiş.”

“Sizce Fındık neden düştü?”

“Ne yapsaydı düşmezdi?”

“Sizin de böyle dikkatsiz davrandığınız oluyor mu?”

  • Bu etkinliği hikayeyi yarıda keserek sonuçları tahmin etme amaçlı da oynayın: “Fındık çok sevimli ve hareketli bir kediymiş ama bir o kadar da dikkatsizmiş. Koşmayı ve oynamayı çok severmiş ama koştuğu yere hiç dikkat etmezmiş. Bir gün bahçede koşarken”

“Sonra ne olmuş?”

(Hikaye yerine resim de kullanabilirsiniz.)

Oyunlar ve etkinliklerden daha önemli olan şey aslında şu: Çocuğun davranışlarına gösterilen tepkilerde tutarlılık olmalı.

Evde ya da sınıfta bir şeyi yapmak yasaksa bu her zaman ve her durumda yasak olmalı. Anne baba ve öğretmenler çocuğa karşı ortak tutum sergilemeli.

Bireylerdeki dürtü kontrol problemi, ailenin erken çocukluk döneminde çocuğa belli sınırlar koyamaması, disiplin kazandıramaması ve doğru şekilde otorite oluşturamaması sonucunda çocuğun sınır ve kural tanımaz hale gelmesiyle de ortaya çıkan bir problem.

Her istediğinin yapılıyor olması ve bu durumu çocuğun istismar etmeyi öğrenmesi çocuğun dürtüsel davranmasını pekiştiriyor.

Eğitim Danışmanı

Oyun ve Masal Terapisti

Cansu Erkmen

K1gOgV-logo-instagram-cut-out-png.pngİnstagram: @aktif_zihin

Çocuklarda Duyusal Gelişim Nedir? Neden önemlidir? Nasıl desteklenir?

5 SensesÇOCUKLARDA DUYUSAL GELİŞİM NEDİR, NEDEN ÖNEMLİDİR VE NASIL 59013960-stock-vector-set-of-detailed-front-doors-for-private-house-or-building-interior-exterior-home-entrance-decorationDESTEKLENİR?

Biz yetişkinler dünyayı duyularımızla algılarız. Yeni bir şeyi ya duyarız, ya görürüz, ya koklarız ya da tadarız. Çocuklar için de durum aynıdır. Normal gelişimindeki çocuk sinir sistemiyle algıladığı bilgileri duyu sistemi ile anlamlandırabilir ve duruma uygun tepkiler gösterebilir.

Çocuk yeni bir şeyi görür, duyar, tadar, koklar ya da dokunur ve bu yeni şeyi zihnindeki odalardan birine koyar.

Nedir bu odalar? Bebek önce annenin görüntüsünü, kokusunu, sesini, dokunuşunu, sütünün tadını deneyimler ve bunlarla ilgili zihin odaları oluşturur. Daha sonra duyumsadığı her yeni şeyi bu odalara yerleştirmeye başlar. Farklı şeyler duyumsadıkça bu odalar da artar ve farklılaşır. Pürüzlü bir şeye dokunduğunda pürüzlü şeyler odasını açar, çiçek kokladığında güzel kokular odası açılır, güzel kokmayan bir çiçek koklarsa güzel kokar gibi görünen ama güzel kokmayan şeyler odası açılır. Ne kadar çok oda olacağı çocuğunuzun ne kadar çok deneyim yaşadığı ile orantılıdır.

Bu odalar ne işe mi yarar? Diyelim ki siz çocuğunuzun zihnine gelen yeni bir bilgisiniz. Bu zihin öyle büyük ve çok bölümlü bir yer ki siz nereye gideceğinizi bilmiyorsunuz. İşte duyuları gelişmiş bir çocuğun zihninde sizin için hemen bir kapı açılır. Olmanız gereken, faydalı olacağınız yere gidip işlevinizi kolayca gerçekleştirirsiniz. Duyuları gelişmemiş bir çocuğun zihninde ise kaybolursunuz, yine orada olursunuz ama ne işe yarayacağınızı bilmezsiniz.

Bu nedenle 2 yaşından itibaren öncelikle çocuklarımızın duyu gelişimlerini destekleyelim ve zihinlerinde olabildiğince çok kapı açmaya çalışalım.

5-Sinne_shutterstock©akillustration-2Çocuklarımızın duyusal gelişimlerini nasıl desteklemeliyiz?

Oyunlarla ve günlük yaşamda duyu farkındalığı yaratarak.

Öncelikle günlük yaşamda duyu farkındalığı yaratmaktan bahsedelim: Çocuğunuzun o anda yaptığı şeyi 5 duyu organı ile duyumsamasını sağlayın.

Örneğin banyo saatinde;

Dokun:

  • Suya dokunduğunda ne hissediyorsun?40710895-two-people-taking-bubble-bath-together
  • Su sıcak mı soğuk mu?
  • Sert mi? Yumuşak mı? Akışkan mı?

Duy:

  • Gözlerini kapat ve suyun akışını dinle.
  • Suya ellerinle vurduğunda nasıl ses çıkıyor?
  • Suya parmaklarınla dokunduğunda nasıl ses çıkıyor?

Tat:

  • Suyu ağzına alıp çalkala. Tadı var mı?
  • Şampuan ve sabunu koklayabiliriz ama tatmamalıyız. Neden? (Bu aynı zamanda bu tip maddelerin deden yenmemesi gerektiğini konuşmak için harika bir fırsat)

Kokla:

  • Suyun kokusu var mı?
  • Tenin kuruyken ve ıslakken farklı kokuyor mu?
  • Sabun ve şampuan nasıl kokuyor?
  • Gözlerini kapatıp sabunun ve şampuanın kokusunu ayırt edebilir misin?

Gör:

  • Suyun rengi var mı?
  • Suya sabun atmadan önce içindeki şeyleri görebiliyoruz. Sabun attıktan sonra neden göremiyoruz?

İnternette çocuğunuzun yaşı ile birlikte duyusal oyunlar adı ile yüzlerce duyusal oyuna ulaşabilirsiniz. Ben burada sizlere her duyu için farklı birer fikir vereceğim.

Duyusal oyunlar oynarken amaç çocuğunuzun olabildiğince farklı şeye dokunmasını, görmesini, koklamasını, tatmasını ve duymasını sağlamak.

 

Dokunma:

  • Leğene su koyup kumaş, tahta parçası, metal kaşık, anahtar, plastik top gibi çeşitli maddelerden yapılmış malzemeler atıp çocuğunuzun gözlerini bağlayın. Suyun içinden çıkardığı nesnelere dokunarak neler olduğunu söylemesini isteyin.

Duyma:

  • Ses şişeleri yapın. Kavanoz etkinliği gibi şişelere ya da kavanozlara ses çıkaran her türlü şeyi koyun; boncuk, fasulye, pirinç, para, anahtar, kağıt, silgi, vs. Çocuğunuzun göslerini kapatın ve şişeleri sallayarak içlerinde ne olduğunu bilmesini isteyin.

Tatma:

  • Sebze, meyve ve baharat günleri düzenleyin. Bu günlerde olabildiğince çeşitli yiyecek ve baharatları tadıp koklamasını sağlayın. Bunları kullanarak yemek yapın.

Koklama:

  • Koku kavanozları hazırlayın. Yiyecek, çiçek, baharat, bitki, içecekler gibi kokusu olan ve kavanozlara koyabileceğiniz her şeyi ayrı ayrı koyun ve çocuğunuza tanıtın. Koklasın, uygun ise tatsın. Kavanozları çalkalayıp seslerini dinlesin. Malzemelere dokunsun. Daha sonra gözlerini kapatın ve koklayarak ne olduğunu bilmesini isteyin.

Görme:

  • Günümüzde çevremizdeki neredeyse her şey görsel uyarıcılar içeriyor. Bu nedenle diğer duyuları geliştirmeye daha çok vakit ayırmanızı öneririm. Yine de farklı ortamlara gözü alıştırabilirsiniz. Örneğin ay ışığında odada nesne bulma, bulanık resimlerden ne olduğunu anlamaya çalışma gibi oyunlar oynayabilirsiniz.

Eğitim Danışmanı

Cansu Erkmen

 

rainbow-dyed-dry-chickpeas-sensory-play-for-kids-toddlers-preschool-how-to-5

 

2-6 yaş için aktivite önerileri

2 y3 y4 y5 y6 y

DAHA FAZLA FİKİR İÇİN https://www.instagram.com/aktif_zihin/

Merhaba 1. Sınıf!

ltke8gb8cBir evde 1. sınıf öğrencisi varsa, okula başlayan tek kişi çocuğunuz değil demektir. 1. sınıf velisi de okula başlar. Okula başlayan bu anne-babalar için OKULA DAİR SORUMLULUK KAZANDIRMA konusunda birkaç öneride bulunacağım.

Öncelikle şunu bilelim: Ödev yapma sorumluluğu bir çocukta EN SON ve EN ZOR gelişen sorumluluk duygusudur. 1. Sınıfa gelene kadar evde hiçbir sorumluluk üstlenmemiş bir çocuk sihirli bir dokunuşla ödevlerini günü gününe yapma sorumluluğu alamaz.

Yatak toplamak, kıyafetlerini asmak ve katlamak, sofra kurarken-toplarken yardımcı olmak, evcil hayvanınızı beslemek gibi basit sorumluluklarla başlayıp çocuğunuzun hazır bulunuşluk durumuna göre alacağı sorumlulukları arttırabilirsiniz.

Bunun yanı sıra aşağıdaki 5 öneri, 1. Sınıfa başlayan öğrenciler için faydalı olacaktır.

  1. ÇANTASINI SİZ YAPMAYIN.bolso-de-escuela-del-embalaje-de-la-madre-y-del-hijo-60271120

Ders programını çocuğunuzun göz seviyesine birlikte asın. Hatta o assın, siz yardımcı olun. Her akşam ya da sabah o günün derslerini siz okurken çocuğunuz kitap-defterlerini çantasına kendisi koysun.

 

  1. OKUL SORUMLULUĞU TABLOSUNU KULLANIN.st

Kıyafetlerini giyip çıkardıktan sonra asmak, çanta hazırlamak, okul sonrası zamanı planlamak ve ödev yapmak gibi sorumluluklar için çocuğunuza yazılı bir tabloyla yardımcı olabilirsiniz.  Okulun ilk aylarında okuma yazma bilmediği için çocuğunuza maddeleri tek tek okuyun ve yerine getirdikten sonra her maddenin altındaki kutuya + ya da √ yapmasını isteyin. Okumayı öğrendikten sonra bu ritüel alışkanlığa dönüşmüş olacağından artık kendi sorumluluk listesini kendisi okuyup işaretleyebilecek.

Ekte 1. Sınıf öğrencileri için hazırlanmış bir okuldan önce/okuldan sonra sorumluluk tablosu paylaşıyorum. Word dökümanı olduğu için istediğiniz şekilde düzenleyebilirsiniz.

Green-animated-arrow-rightokuldan-once-sonra-sorumluluk-tablosu

  1. HER GÜN MERAK ETTİĞİ BİR ŞEYİ ÖĞRENMESİNİ SAĞLAYIN.

let-the-curious-kid-be-alive-within-youÇocuklar dünyanın en meraklı varlıkları. Gökkuşağının nasıl oluştuğundan bizi neden hıçkırık tuttuğuna kadar aklınıza gelip gelemeyecek her şeyi merak eder çocuklar. Ona her gün merak ettiği yeni bir şeyi çeşitli kaynaklardan araştırarak öğrenme zevkini tattırırsanız ömür boyu öğrenici olması konusunda ciddi bir katkıda bulunabilirsiniz. Çocuğunuza neyi merak ettiğini sorduğunuzda o anda aklına bir şey gelmezse ilgi alanına göre birkaç soru önerisi yapabilirsiniz. Mesela “Sence o kadar yağmur yağdıktan sonra bütün o sulara ne oluyor?” ya da “Sence gökkuşağına dokunabilir miyiz?” gibi sorularla onu merak edebileceği şeylere yönlendirebilirsiniz. Merak ettiği konuyu araştırması için onu yönlendirin. Bilgi araştırmasını yaparken onun aktif rol oynamasına dikkat edin.

 

  1. KİTAP SAKLAMBAÇI OYNAYIN.

Kitap okumayı eğlenceli hale getirmek için her gün bir kitabı evde bir yerlere saklayın. İster sıcak-soğukla ister çeşitli ipuçları vererek kitabı bulmasını sağlayın. Sonra o sizin okuduğunuz bir kitabı saklasın. “Aa ben kitap okumuyorum ki..” diyorsanız kitap okumayan ailelerin çocuklarının kimi örnek alarak kitap okumaları gerektiğini bir düşünün.

 

  1. OKUL TİYATROSU OYNAYIN.

father-child-son-role-playing-together-isolated-46980672Her gün okulda olan bir olayın tiyatrosunu yapın. Çocuğunuz anlatsın, rolleri dağıtsın ve oyunu yönetsin. Böylece okulda onu etkileyen olayları öğrenebilirsiniz.

 

1. Sınıf Velilerine Tavsiyeler

 

Eğer çocuğunuz ilkokul 1. Sınıfa başlamışsa siz de kendinizi okula yeni başlamış gibi hissedersiniz 🙂

Okuma, yazma, matematik gibi tamamen yepyeni birer dünya olan derslerin yanı sıra belirli kurallarla da tanışan çocuklarımız her zaman tüm bunların altından kalkamayabilirler. Okumayı, yazmayı hemen öğrenememe, matematiksel kavramları anlayamama gibi problemler birçok çocuğun, öğretmenin ve anne babanın ortak problemleri.

Siz de “Anne baba olarak çocuğuma bu ilk yılında nasıl destek olabilirim?” diye düşüyorsanız, işte size birkaç tavsiye.

El yazısı öğrenin!

el yazısıMaalesef çocuklarımız yıllardır el yazısı gibi çok fazla kural içeren, elleri çok yoran ve bu nedenle yazmaktan soğutan bir yazı stilini öğrenmek zorunda bırakılıyorlar.

Siz de el yazısı öğrenin. Çocuğunuzdan size el yazısı öğretmesini isteyin. Böylece onunla çalışırken herhangi bir şey yazmanız gerektiğinde öğreniyor olduğu şekilde yazı yazabilirsiniz. Ayrıca size o öğreteceği için öğrenme konusunda bir ortaklık kurmuş olacaksınız.

Şu anda çocuklarımızın öğrendikleri el yazısı fontunu bu linkten indirebilirsiniz.

Küçük bir yazı tahtası alın!

Mümkünse ayaklı, küçük bir yazı tahtası ve birkaç farklı renkte tahta kalemiyle çocuğunuzla tahmin edemeyeceğiniz kadar çok okuma yazma çalışması yapabilirsiniz.

Geçin tahtanın karşısına, öğretmencilik oynayın 🙂 Çocuklar buna bayılıyor! Tahtaya yanlış bir kelime yazın ve öğretmen olarak bunu düzeltmesini isteyin. Matematik işlemleri yazsın ve siz öğrenci olarak cevaplayın. Sonra siz tahtaya geçin ve sırayla öğretmen olun.

Kitap alışverişini birlikte yapın!

Okumak da bu çağın çocuklarının en sevdiği şeylerden biri değil maalesef. Bunu biz sevdireceğiz çocuklarımıza.

Öncelikle şunu bilelim ki anne babasını kitap okurken görmeyen bir çocuğun kitap okuma alışkanlığı edinmesi çok zor. Önce siz kitap okumayı seveceksiniz ki çocuğunuz ilk modellerinin kitapla özdeşleştiğini görsün.

Bir kitapçıya girip kendi beğeninize göre kitaplar seçip çocuğunuzu bunları okumaya ikna etmeye çalışacağınıza alın onu birlikte gidin, okuyacağı kitapları o seçsin. Ardından bir kırtasiyeye gidip istediği kalem ve defteri alın. Bunlarla yazmak isteyecektir!

Daha fazla okuma motivasyonu tavsiyesi için tıklayın.

Geleneksel yöntemleri unutun!

Çocuğunuzun “Hadi yavrum otur şunları oku/yaz/dinle bakalım” dediğiniz anda odaklanmasını bekliyorsanız, daha çok beklersiniz 🙂

Çocuklar yaparak, konuşarak, yaşayarak öğreniyorlar. Tıpkı bizim gibi… İş yerinde çeşitli eğitimler alıyorsanız eğer bunu daha iyi anlayabilirsiniz. Dinle dinle nereye kadar? 🙂 Öyle değil mi?

İşi biraz çekici kılmak lazım. Matematik işlemlerini evdeki herhangi bir malzemeyle, okuma yazma çalışmalarını kocaman kartonlarda ya da yazı tahtanızda yapabilir, farklı ortamlarda çalışıp öğrenmeyi eğlenceli hale getirebilirsiniz.

Cansu Erkmen

ogretmentavsiyesi@gmail.com

Öğretmen Tavsiyesi Facebook sayfası için tıklayın.

MOTİVASYONUN GÜCÜ

ogretmen tavsiyesi facerMotivasyon Tabloları

Siz de çocuğunuzu bir türlü ödev yapmak üzere masaya oturtamayanlardan mısınız?

Çocuğunuz kitap okumak istemiyor mu?
Yazı yazmaktan nefret mi ediyor?
Maalesef çocukların okuma-yazma hayranı olmadığı bir çağdayız.
Çocuklarımız görsel ve dijital bir dünyaya doğuyorlar ve ellerine kitap alıp okumak, hele hele bir şeyler yazmak onların en favori aktiviteleri değil.
Ya ödev yapmak? 🙂
Kaç çocuk ödev sorumluluğunu olması gerektiği gibi alıyor? Oldukça az sayıda olduğu değiştirilebilecek bir gerçek.
Bu noktada bizler öğretmenler ve anne babalar olarak motivasyonun gücünden faydalanacağız.
Motivasyon olmadan istemediğimiz bir şeyi yapmamızın olanağı var mı?
Maaş almasak çalışır mıyız örneğin? Zannetmiyorum.
Bizler hiçbir şeyi sevmek zorunda değilken çocuklarımız neden buna mecbur olsunlar?
Öyleyse onlara motivasyon sağlamak bize düşüyor. Erkek ve kız çocuklarının ilgisini çekebilecek dinozor, uzay, peri ve prenses temalı bu motivasyon tablolarının çıktısını alıp kullanabilirsiniz. Nasıl kullanabileceğiniz ile ilgili bazı önerilerim var.
Fikir gayet basit:
İkinci sayfadaki resimleri keserek çocuğunuza tablosunu tamamlaması için verin. Ödevini çok iyi yaptığında, bir kitap bitirdiğinde bir resim kazanabilir.
Dinozor tablosunda çocuğunuzun fotoğrafını yapıştırmanız için bir çerçeve var. Prenses ve peri tablolarında ise isim yazmak için bölümler mevcut.
Bu tabloları odasına ya da çocuğunuzun istediği başka bir yere asabilirsiniz. Kuralları açıklayın ve tablosunu tamamladığında ona maddi olmayan bir ödül verin. Örneğin birlikte dışarı çıkmak, film izlemek, özel vakit geçirip istediği herhangi bir aktiviteyi yapmak olabilir.

Cansu Erkmen

ogretmentavsiyesi@gmail.com

Öğretmen Tavsiyesi Facebook Sayfası için tıklayın